Seracılık ve Hayaller

Seracılık ve Hayaller

Son açıklanan Ekonomik Reform paketinde tarım başlığı altında modern sera alanlarının artırılacağı konusu yer almıştı.Örtü altı tarım yani seracılık modern ve teknolojik tarım usullerinin insanoğluna tanımış olduğu en büyük lutuftur. Mevsimi dışında ve iklim/hava/toprak/su koşullarından ari olarak gönlünüzün arzuladığı, nefsinizin çektiği her türlü sebze ve meyveyi tüketme imkanı tanıyan bu model aslında  üretici içinde büyük bir gelir ve kazanç kapısı. Ancak ülkemizde yaşananlar seracılığınson dönemde hem tüketici hem de üretici açısından bir eziyet ve külfet haline geldiğini bizlere gösterdi. Yüksek girdi maliyetleri, plansız üretim, örgütsüz üretici, eksik piyasa koşulları, kuralsız pazar yapısıgibi sebepler ürünlerin olması gereken maliyet ve miktarda üretilememesinin, ne yazık ki yüksek fiyatlarla da tüketilmesinin yolunu açmıştır.Bu durum gıda tüketici fiyat endeksinin (gıda enflasyonu) yüzde 30’larıbulmasının en büyük sebebini oluşturmuştur.

Ekonomi yönetimi gıda enflasyonunun baş sorumlusu olarak gördüğü örtü altı tarımının yapısal sorunlarını görmezden gelerek, sera alanlarını büyüterek işi kurtarma yoluna gitmesi pek anlaşılır gelmiyor.

Neden anlaşılır gelmiyor.Aslında sera büyüklüğü bakımından Avrupa’da 2. sırada olan Türkiye, Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, 752 bin dönümde 7.8 milyon ton üretim yapıyor.Ancak Avrupa’da ihracatta son sırada ve en düşük fiyatla ürün satan ülke Türkiye. Demek ki özelinde örtü altı ama genelinde tarımda ciddi sorunlarımız var.

Evet, örtü altı tarımının 86 bin dekarı cam sera, 355 bin dekarı plastik sera, 120 bin dekarı yüksek tünel,191 bin dekarı alçak tünel’de yapılıyor. Sadece 13 bin dekarı yani yaklaşık yüzde 2’lik alanı modern sera. Modern seralar üretiminin yüzde 70’ini ihraç da ediyor.Bunları büyütelim ve geliştirelim güzel. Ancak 1 dekar modern seranın kurulum maliyeti 40 ila 60 bin Euro.Yatırım aşamasında girdilerin çoğu dövizle temin ediliyor. Üretilen ürünler ihraç edilse bile yatırımın geri dönüşü uzun zaman alıyor.Bu nedenle küçük ve orta ölçekli çiftçilerin yatırım yapma şansları oldukça düşük.

İşletme sermayesi ise cabası.Modern seraların3 yılda bir bakıma alınarak yenilenmesi,işletme giderlerinin yüzde 40’ını oluşturan ısıtma giderlerinin karşılanması, yüksek işçilik maliyetlerinin üstesinden gelinmesiveseralara mahsus hastalıklarla mücadele edilmesi de gerekiyor.

Bütün bu gerçekler ortadayken Reform Paketinde ilk etapta 20 bin dekar alanda yeni ve modern seraların kurulacağı ifade edilmekte. Yaklaşık 1 milyar avroluk bu yatırımları kimin yapacağı, finansmanının nasıl karşılanacağı, ne zaman hayata geçirileceği ve kimlerin işleteceği henüz belli değil. İnşaallah Mayıs 2019’da paketin açıklanacak tarım başlığının altında bu detaylara yer verilir, hepimizin hayrına olacak bu yatırım hamlesinin kısa sürede meyvelerini alır, ucuz ve kaliteli domates, biber ve hıyara kavuşuruz.

Arda H. GÜNERİ

 

Menü